KAYNAK Dergisi - Kurumları ve İnsan Kaynakları Alanını Besleyen KAYNAK.

BALTAŞ BİLGİEVİ YAYINIDIR

Ana Sayfa  | Son Sayı  | Arama  | Künye  | İletişim  | Yasal Uyarı

KAYNAK Sayı 83-84


  Yeni Normlar

KAYNAK Dergisi Sayı:83-84

Dönem / Yıl:
TEMMUZ-ARALIK 2020

İÇİNDEKİLER

Normların Değiştiği Bir Dünyada Ofise ve Hayata Dönmek

Yeni Normlar sayısını hazırlarken

Yeni Normalin Olması İçin Yeni Normlara İhtiyacı Var

Yeni Normlar Beraberinde Neler Getirdi?

Yeni Olmayan “Yeni Normal”

Kabuk Değiştirmek: Yeni Normlarla Kurumsal Kültür Nereye Evriliyor?

Öğrenme ve Gelişim Yolculuğunda Dijital Dönüşüm

Dijitalleşme ile İletişimin Değişen Yüzü: “İleri İletişim”

Sağlık Olsun

Kriz Yönetimi ve Kişilik

Pandemi Sonrası Yeni Normlar

Tüketim Normlarımıza Doğanın Büyük Müdahalesi Yeni Koronavirüs Hastalığı (Covid-19)

Kaçılmaz Değişime Uyum Sağlamak

İnsanlığın Yeni Metamorfoz Hikâyelerine İhtiyacı Var!

Küresel Salgın ve İnsan Kaynakları

Mutlu Olarak Değişmek, Keyif Alarak Gelişmek Mümkün mü?

Koronavirüsün Sektöre Etkisi

Yeni Normalde Siemens Modeli

CarrefourSA’nın Değişime Uyum Süreci

Covid-19 Pandemi Sürecinde Doğan Holding Uygulamaları

Tüm Sayılar

 

Dergi Seçimi

Tüm Sayıları Göster

En Çok Okunan Makaleler

1 Farklı Kültürlerde Görgü Kuralları
2 Düzenli İş Hayatı İçin Protokol Kuralları
3 İş Yaşamında Dış Görünüş ve Temsilin Önemi
4 İletişim ve Benlik Kavramı
5 Toplantı Görgü Kuralları
6 İş Çatışması Yüceltir
7 Ik’nın Görgü Kuralları Kazanılmasındaki Rolü
8 İş Yemeği ve Yemek Yeme Görgü Kuralları
9 Kurumsal Akademilerin Kuruluşu, Eğitsel Yapısı ve Geleceği
10 Hayvanlar Aleminde Ekip Çalışması
Yeni Normalin Olması İçin Yeni Normlara İhtiyacı Var 

Makale Prof. Dr Zuhal Baltaş

Yeni normalden dünyanın her yerinde ve sıklıkla söz ediliyor. Eski pabuçlarla yeni yolda yürünemeyeceği bilinci normalin değişime uğramasını gündeme getirdi. Yeni koşullar yeni normal tanımı yapma gereğini doğurdu. Bu değişim, insan alışkanlıklarının, teknoloji ve iletişim araçlarının gelişimi ve yaygınlaşmasıyla farklılaşmasının sonucudur. Teknik olarak “yeni normal”den söz etmek “yeni norm”ların oluşmasıyla mümkün olur. Zihin sistemleri olağan koşullar sürdükçe bilindik normlar üzerinden tepki vermeyi tercih eder ve bu eğilim oldukça güçlüdür.1

Covid-19 pandemisi sağlık, iş, eğitim gibi alanlarda büyük sarsıntı yarattı. Konu uzmanları sorunlara çözüm aramayı sürdürüyor. Öncelik hayatta kalmaya veriliyor, ancak ekonomi, iş yaşamı ve eğitim hızla çözüm üretmek zorunda. Dünyada vaka sayısı 12-18 Eylül haftasında % 44 artışla rekor düzeye çıktı. Amerika’da Ekim 2020 ortasında Covid-19 ölümleri 420.000 ile ürkütücü düzeye ulaştı. 11 Eylül 2001’de yaşanan ani ve beklenmedik saldırı 3000 bin kişinin ölümüne sebep olmuştu. Dış ajanlara karşı Amerika’nın tek vücut müdafaaya geçişini ve iz sürmesini tüm dünyayla birlikte izlemiştik. Aynı toplum öldürücü bir virüs salgınında ise ortak bir savunma sistemi kuramadı. Burada politik gücün particiliğe ve bölücülüğe oynadığı görüşü öne çıkabilir. Ne var ki yeni durumda düşman olarak hiç tanımadığı bir ajanla karşılaştığı için toplum olarak atalet göstermeyi önleyecek bir norm da oluşmamış durumdadır. Toplumlar “geleneksel korunma” yönteminin olmadığı bir durumla karşı karşıyadır. Norm yokluğu ve yönetim zaafları, toplumun ortak mücadeleye girişme tutumunu sergilemesini engelliyor.

Sosyal normlar insan davranışlarına yön veren etkin faktörlerden biridir. Toplumdan topluma farklılık gösteren normlar; adet, örf-töre, görenek, gelenek, yasaklar ve yönetmeliklere kadar uzanan yazılı olan veya olmayan, toplum-birey etkileşimini düzenleyen kurallardır. Her duruma ait normlar ve onlarla doğrulan bağlantılı olması beklenen eylemler vardır. Toplumun gelenek ve göreneklerinden gelen ve duruma özgü sosyal norm olmayınca, otomatik olarak devreye girecek normatif davranış da söz konusu olmuyor.2

Dünya bilmediği bir durumla karşı karşıya kaldı ve insanların zihninde etkili bir çözüm üreterek durumu kontrol altına alacak sosyal normlar yok. Örneğin, “hastaneye veya kütüphaneye girerken sessiz olunmalıdır” gibi topluma iyice yerleşmiş durumsal normlar yoksa, o durumu temsil eden davranış da olmaz. Öte yandan norm varsa, kalıplaşmış normatif davranışın zihinsel temsilini ve davranışın kendisini otomatik olarak harekete geçirebilir.

Pandeminin hızla yayılması nedeniyle koruyucu çalışmaların toplum kademesinde benimsenmediği bir dönemden geçiliyor. Virüsün yayılım hızına yetişemeyen uzmanlar doğru ve uygun koruyucu davranışlar konusunda ortak bir dil ve söylem oluşturamadı. Yeni norma geçişte kuralların belli ve iletişim araçlarının net olması gerekir. Toplum üyeleri, o toplumun yazılı olan-olmayan kurallarını doğumdan itibaren deneyimler ve bunlar temel alışkanlıklara dönüşür. Değişim söz konusu olduğunda engelleyici iki boyut öne çıkar; toplumsal zorunluluk ve bireysel zorluk.

Sosyal norm değişiminde zorunluluk ve zorluk

Birey ve toplum sağlığı açısından davranış değişikliğinin gereği üzerine tartışmak bile abesle iştigal etmek anlamına geliyor. Davranışı etkileyen faktörlerin çok yönlü olması zorunlu durumda dahi, bir hamlede değişimin gerçekleşmesine imkân vermiyor. Objektif normların kabul görmesi sübjektif normlarla uyuşmasına bağlıdır. Politika yapıcıların yüksek entelektüel düzeye sahip olması ve esnek düşünebilmesi gerekiyor. Uzman görüşlerini kısa dönem kişisel çıkarları adına değil, toplum ve ülke çıkarlarını gözeterek ele almalılar. Koşulların dinamizmi ve değişeceği gerçeği göz ardı edilmeden risk hesabının her durum için özenle yapılması önem kazanıyor. Sihirli bir değnekle 2019 sonbaharına dönülmeyeceğini fark etmek ve zihniyet değişikliği yapmanın peşini bırakmamak gerekiyor. İlgili bilim insanlarının sunduğu objektif veriye dayalı norm önerilerini kabul, esnekliğin ilk adımıdır. Bireyin sübjektif normları zorlasa da, değişim zorunlu olduğunda objektif verilerin gösterdiği yeni yola girmesi sağlanabilir. Zihinsel esneklik ve uyum gösterme çabası davranış farklılaşmasının yolunu açıyor ve hayatı sürdürme şansı artıyor. Sosyal norm değişiminin zor olduğu, toplumda süregelen bazı normlar nedeniyle biliniyor. Birey için tekrar eden davranışlardan vazgeçmek ve yerine yenilerini koymak son derece zorlayıcıdır.3 Pek çok kişi bu zorluğu kendi davranışını değiştirmek konusunda farklı örneklerle yaşamıştır. Eşiyle ilişkisini sürdürmek, egzersiz yapmak veya yeme alışkanlığını değiştirmek vb. konulardaki girişimlerinde istenen sonuca ulaşmanın karmaşık duygu ve düşüncelerini bilir.

Covid-19 krizi yaşama bir ayraç gibi girdi. Bundan böyle 2020 öncesi ve sonrası denilecek dönemin içinde yaşayanlar bazı normların yenilenmesinin ne kadar sancılı olduğuna tanıklık edecek. Eğitim ve iş yaşamında uzun zamandır düşünülen ancak bir türlü uygulamaya geçilemeyen dijital olanaklar zorunlu olarak kullanıma girdi. “Yeni normlar oluşacak ve yaşam farklılaşacak” derken dirençle karşılaşılıyor ve eğitim çalışmalarına webinarları yerleştirmekte güçlük çekiliyordu. Bu zorunluluk çalışanlara yeni bir yaşam alanı açtı. Hayal bile edilemeyen kurslara katılma ve ulaşmanın zor olduğu ilginç düşünürleri dinleme fırsatı doğdu.

Online ve sanal-canlı ortamlar iç içe girdi. İş yaşamı iş kulelerinden ev ofislere geçince ciddi tökezlenmeler oldu. Evde fiziki ortamların ve eşyaların yeniden düzenlenmesi gerekti. Yalnız yaşayanlar için sosyal uyaran eksikliği bir sorun oldu. Ebeveynlik aynı zamanda öğretmenlik rolüne evrildi. Hatta bazı durumlarda ders ve teneffüs zili çalmak ev yönetiminin parçası oldu. Yeni düzen zamanla bir konfor olarak algılanmaya ve benimsenmeye başlandı. Hibrit çalışma düzenine geçerken yeniden uyum sağlama zorluğu yaşayanlar oldu.

Norm değişimini kolaylaştıran öneriler

Günlük davranışları değiştirmeye yönelik müdahaleler, söz konusu alanda, insanların inançlarını ve niyetlerini değiştirmeye çalışır. Müdahalenin, insanların uzun yıllar tekrar ettikleri alışkanlıklarını hızla değiştirmeleri için çok etkili bir araç olma olasılığı yüksek değildir. Alışkanlık değiştirme müdahaleleri, çevresel faktörleri ve o zamana kadar değerli görünen sosyal tutumları ertelemeyi veya vazgeçmeyi gerektirir. Öneri toplumsal kabul gören bir öneriyse ve kişiye amaçları açısından anlamlı geliyorsa davranış değişimini tetikler. Öte yandan tedbir önerileri toplumsal kabul görse bile kişisel yaşam biçimine ve amaçlarına uymuyorsa değişimi tetikleme olasılığı düşüktür. Bu noktada bireyin algısını yöneten öneri çeşitlemeleri sağlık psikologları, antropolog ve sosyologların işbirliği ile üretilebilir.

Tüm bu karmaşa içinde sosyal hayatı ve ilişkileri bildik biçimde yönetmenin zorluğu aşikârdır. Ancak toplum ve birey veya taraflardan biri için geçerli ve istenen davranışın ortaya çıkması karmaşık psiko-sosyal ve kültürel ilişkiler yumağıyla bağlantılıdır. Davranış değişikliği kuramının çoklu değişkenlerinden üç ana nokta; tutum, norm ve öz yeterliliktir.

Tutum, önerilen yeni davranışa inanmak ve sonucunu değerli bulmakla ilişkilidir. Norm; norma inanmayı ve motivasyona sahip olmayı gerektirir. Öz yeterlilik; koşulları kontrol edeceğine inanmak ve bu güce sahip olmak şeklinde tanımlanabilir.4 Bu üç yapı taşı yerli yerine oturunca kişinin söz konusu “yeni” davranışı yapma niyetine sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Konuyu normlarla sınırlı tutarsak yeni normalin var olduğunu söylemek, objektif normların sübjektif normlarla çatışmadığı farklı bir zihniyet değişikliğinin olduğu anlamına gelir. Yapılan bazı araştırmalar, müdahalenin uygulandığı insanlar kadar, onların çevrelerindeki kişiler tarafından gerçekleştirildiğini göstermiştir.5 Kişiler, toplum, sağlık, eğitim ve iş alanı bu değişimin nimetlerinden yararlanacaktır.

Sonuç

Normlar tutumların değişmesi ve yeni davranışların ortaya çıkmasının en güçlü destekçileridir. Öncelik sıralaması yaparsak ağırlık puanı yaşamı sürdürmeye gideceğinden davranış değişikliğinin vazgeçilmezleri hijyen, maske ve mesafedir. Sağlık alanı uzmanlarının hem fikir olduğu kavramlar ve yöntemler taviz verilmeden yaşamın bir parçası olmak durumundadır.

Kaynakça:

1. Kahneman D, Miller DT. Norm theory: comparing reality to its alternatives. Psychological Review 1986; 93(2): 136-153.
2. Baltas, Z. Sağlık psikolojisi. Halk sağlığında davranış bilimleri. Remzi Kitabevi; 2000.
3. Chandon P, Smith RJ, Morwitz VG, Spangenberg ER, Sprott DE. When does the past repeat itself? The interplay of behavior prediction and personal norms [İnternet]. Uygun erişim: http://www.communicationcache.com/uploads/1/0/8/8/10887248/when_does_the_past_repeat_itself_-_the_interplay_of_behavior_prediction_and_personal_norms.pdf
4. Ajzen I. The theory of planned behavior. Organizational Behavior and Human Decision Processes 1991; 50(2): 179-211.
5. Van Bavel JJ, Baicker K, Boggio PS, Capraro V. Using social and behavioural science to support COVID-19 pandemic response. Nature Human Behaviour 2020; 1-12.


 

Ana Sayfa  | Son Sayı  | Arama  | Künye  | İletişim  | Yasal Uyarı

© Tüm hakları www.Baltas-Baltas.com'a aittir.